3 Şubat 2013 Pazar

Pavyon hesabı ...

Koyun milletiz vesselam zam olur ses çıkmaz,
vergi artar ses çıkmaz,
yolsuzluk olur ses çıkmaz,
yeşili katlederler ses çıkmaz,
masumu katlederler ses çıkmaz,
terör bildim bileli bitmez her sene masum bu işin içine alet olmayan binlerce genç ölür ses çıkmaz,
ama millet vekili maaşlarını alır,lojmanında oturur,Kendi ailesi akrabaları bilimum yakınları meclisin tüm nimetlerinden faydalanır
Bunların parası kimden gelir sormaz.
Ben böyle ülkede ne yaşamak ! nede vergi vermek istiyorum !! .
Benim gibi düşünen insanların olduğunu en azından kafası çalışan insanların bu ayrımı yapmasını rica
ediyorum.
Dünya global elektrik,akaryakıt,ticari mallar ve diğer ülkelerin vergi oranlarını biliyoruz.Sorun o zaman şu olsa gerek ? Pavyonda hesap gelirdi eskiden anlatırlardı 2 duble rakı içer 2 peynir tabağı yemek derken 200 tl rakam bir anda nasıl olduysa 3000 yada 2000 olurmuş bu hesaba kafa kıyakken şampanya patlatmak konsomasyon yazılmış denirmiş bu pavyon hesabı olurmuş tabi oturanlar bu hesabı düzelt diye şey garsona gönderirlermiş hesabı eğer şef seni ve misafirlerini tanıyorsa düzeltir masaya gönderir sende bakar tamam der öder çıkarmışsın bu hikaye hala geçerliliğini belki sürdürüyor olabilir hatta vardırda bu benzetmeyi şunun için yaptım bizim de önümüze bir pavyon hesabı koymuşlar bunu öde diyorlar bizim yediğimiz hergün evimize aldığımız ekmek aracımıza aldığımız yakıt yada aldığımız hizmet bunların değeri diğer ülkelerde de bilindiği üzere bir bedeli var ama bizim ülkemizdeki kadar değil biz eğer itiraz etmez hayır demez düzelt demessek bu pavyon hesabı senelerce böyle devam eder durur.Ben ailem çocuğum onun çocuğu şeklinde o pavyondan hiç çıkamayız alkolle değil gelen hesapla sarhoş oluruz kimsede bizi ayıltamaz 

Ayık olun ...


Ülke meselesi


Dünyanın birçok ülkesinde 2.el modeli 5 seneden çok olan araçlar ülkemize oranla en az 5'de 1 fiyatına.5 seneden az olanlarda ucuz o da ayrı bir konu akaryakıt ucuz ve rezervler hiçte yakında filan bitecek değil elektriğe bağlanmanın nesi güzel anlamam elektrikli araçlar şu anki teknoloji olarak sivilde kullanılanları kastediyorum menzili 100-150 km yani ankaraya gitmek için bir yerde 1 saat yada 2 saat geçirip şarj edip devam etmeniz gerekiyor.Kaldı ki her hükümet sıkıya gelince akaryakıta saldırıyor neden ? bunu biraz düşünelim.
Özel iletişim vergisinin maksatı nedir ?
Neden özel iletişim iletişimin nesi özel ?
Deprem sonrası çıkan bu vergi neden hala alınmaya devam ediliyor ?
Akaryakıttan neden bu kadar vergi alınıyor?
Elimi uzatsam iran,suriye,ırak,yunanistan benden daha ucuz ?
Araç ithal ediyoruz.Kullanıyoruz Neden bu kadar kat kat vergi alınıyor ?
Ayrıca bu mercedes bmw audi gibi araçlar bakanların üst kademe kişilerin altında ?
kim emrediyor alınıyor ?
Kimden korkuyorsunuz neden bu kadar ?
Hangi bütçe yada ödenekler yada paralarla alınıyor ?
Bu araçlar kime ne için hibe ediyor eğer hibe ise ?
Niye herşey şeffaf değil ?
Hükümet neden başka vergi toplama kanalları üzerine çalışmıyor ?
rektörler ve YÖK neden hala sıkıntılı ve yanlış işler yapıyorlar neden tam bağımsız değil
neden hala amatörce çalışıyor ? senelerdir öss öys öysm gibi saçma sapan sistemsiz sınavlarla sınavlardaki soruları bilen ama pratiği olmayan insanlar yetiştirmeye çalışıyorlar ? Öğrenmek ve tatbik etmekmi sadece teorik bilgimi yeterli
Ayrıca bu skandallar durduk yere çıkmadı YÖK adam kandırır gibi basit ve manasız cevaplar neden veriyor.Türkiyenin geleceğini belirleyen bir kurumun başına neden işten anlamaz geleceği görmeyen basit kişiler gelir ? ülkemizde adammı kalmadı ?
Bu sorulara her geçen gün yenileri ekleniyor kimse bana ülkemiz refah içinde filan demesin bu milleti avrupanın herhangi ülkesine koyalım bakın bu ülke insanları neleri başarıyor görün.Model örnek teori ve pratik olarak 80 öncesi almanyaya giden türk işçiler ve almanyada yaşayan 3.kuşak türk kökenli alman vatandaşlar örneğini verebilirim.Büyük çoğunluğu Türkiyeye gelmek bile istemiyor 1.kuşak hariç.Onların gittiği dönemde ülke daha ferah bir dönemdeydi.
Yazımın uzun olduğunu biliyorum ama bu yazdıklarım inanın şuursuz yaşayan insanların görüp de tepki vermediği yada itiraz etmediği bir kaç nokta.
Biz vergi veriyoruz Eşittir para veriyoruz her aldığımız ve sattığımız herşeyde hizmet mal vs.ama ama hükümet yada devleti yönetenler bu değeri emeği hiçe sayıp uygunsuz ve riyasızca hatta pervasızca üstüne binmeyi hatta insanları sıkmayı boğazına kadar getirmeyi nasıl hangi güçle ve cüretle yapabiliyorlar bunu anlamıyorum.


2 Şubat 2013 Cumartesi

Land Rover Discovery 3 üzerine ...

Aşağıdaki videolar Top Gear programı ile yıllardır BBC ingiltere'de izleme rekorları kırmış ünlü Jeremy Clarkson'dan .Kendisinin Top Gear programı içinde sayısız araç testini ilgiyle izledim.İngiliz aracı olarak ünlenen Land Rover markasının Discovery modeli yıllardır türkiyede izlenen şu safariler afrika belgeselleri ve meşhur camel trophy ile bayağı hafızalarımıza kazınmıştır.Bu serinin 3 ve 4. versiyonları içeren videoları ile sizleri başbaşa bırakıyorum.

Video 1

Video 2

Video 3


1 Şubat 2013 Cuma

Uzakdoğu dilleri üzerine ...

Geçenlerde aklıma doğu dillerini bir araştırayım sonuçta kıyısından kenarından da olsa türk dillerine biraz çekmiştir öğrenmesi kolay olur diye düşündüm.Bu arayışlarım ve araştırmalarım noktasında japonca,korece,çince  üçlüsü çıktı karşıma.Bu dillerin ilgimi çekmesindeki en önemli nedenleri şöyle, öncelikle çinceden başlamak gerekirse yeni dünya düzeninde büyüyen devasa bir ülkenin dilinin öğrenilmesinde çok büyük faydalar olacağı kanısındayım.Zaten diğer 2 ülkede de aynı nedenleri sayacağım.Doğu yani asya tarafı uzunca seneler sömürgeci ülkelerin baskıları altında geçirdiği için biraz bu durum trajedi olarak görülebilir.Ama asya ülkeleri bu durumdan bir çok avrupa ülkesini kendine geri dönülmez bir biçimde bağlamakla öcünü aldı diyebiliriz.Kore ikiye bölündükten sonra adından dahada söz ettirecek endüstri ve teknolojik gelişmelere sahne oldu.Sonuçta soğuk savaş dönemleri geride kaldı artık rejimler biraz daha yumuşak ve hissedilir düzeyde toplumda refah seviyesi yükselmiş durumda bu ülke ile yapılacak tüm bağlantılar size ticari ve toplumsal açıdan fayda sağlayacaktır.Sonuçta öğrenilmesi gereken dil korece biraz altay dil grubuna da yakın olması bizim öğrenmemizi kolaylaştıracağını düşünüyorum.Son olarak japoncadan da baksetmek istiyorum.Japoncanın ve japonyanın ülkemizdeki tanınırlığı karşılık ülkelerin misafirperver ve iyimser yaklaşımları ile dostluk bağları çok kuvvetli.Türkiye Japonyada saygı gören bir ülke siz türk olduğunuzu söylediğinizde mutlaka her japonun bir bilgisi oluyor Türkiye hakkında hani sultanahmette çoğunlukla japon turist kafileleri gördüğümüzde gözümüzün kenarlarını çekip sayanora derdik çocukken bu dostluk çok eskiye dayanıyor.Sonuçta öğrenilmesi ve yaşatılması gereken saygın bir dil japonca ticari ve ekonomik boyutundan bahsetmek istemiyorum.Bizim için çok değerli japonca.Bu üç dil hakkında hiç olmassa giriş seviyesinde bilgi edinmek isterseniz aşağıdaki site önerilerini takip etmeniz sizin için hem bu ülkeleri tanımak hemde öğrenmek adına atılmış ön önemli adım olacaktır.Unutmadan Uzakdoğuya sırt çevirmek aslında geleceğe sırt çevirmek olacaktır.Yükselen değerler artık doğudan yükseliyor seyirci kalmamak için mutlaka birşeyler öğrenmek şart .

Bu site japonca hakkında yeterli bilgi birikimine sahip ,
http://www.japoncadersleri.com/

Japonca günlük konuşmalar içeren faydalı bir site
https://www.erin.ne.jp/jp/

Korece dialogların bulunduğu güzel bir site
http://korecedersler.blogspot.com/p/diyalog-dersleri.html

Korece başlangıç yapmak  için ideal bir site videolarla pekiştirmek içinde iyi
http://koreceogrenelim.blogspot.com/search/label/Videolar

Çince hakkında çokca bilgi bulabileceğiniz yegane sitelerden bir kaçı
http://cince-ogreniyorum.blogspot.com/
http://www.cinmacerasi.com/egitim/cince/cince-ogrenmek-icin-7-neden

Çince öğrenmek isteyen bir türkün serüvenini anlatan bir site
http://turkish.cri.cn/741/2011/10/13/1s135851.htm


Saygılarımla
Yakup BİLGİN

Kitabın özeti olurmu demeyin okuyun

Uzun zamandır istediğim bir işi bir sitede gerçekten değerli bir insan yapmış.Site ilk başta size neden özet kitap okuyayım ki dedirttirebilir. Bu sorunun cevabını şöyle açıklamaya çalışayım.Kitaplar,okuyan insanlar üzerinde farklı etkiler bırakmaktadır.Her etki ve dikkat farklı düşünceler oluşturabilir.Kitabı özet olarak okumak ile bağdaşan nokta şurası, özet kitap; kitabı birinin okuması ve değerlendirmesi sonucu yazılan bir nevi kitabın içeriğinin yani özünde yatan gerçekliği ve ana fikri en iyi şekilde ifade etmesidir diyebiliriz.Bu bize unu tekrar elekten geçirmek gibi gelecektir.Uzun soluklu ve sayfa sayısı çok olan 500-750 syf olan kitaplarda konudan dağılmadan içeriğini kaybetmeden çıkarılan bu özet çalışması kitap hakkında bir nevi klavuz özelliği taşımaktadır.Kısaca ben kitabın özünde yatan konu nedir? neden ne ne amaçlı yazılmış ? ne anlatıyor ? sorularına cevaben ve özet çıkaran kişininde bu konudaki hassasiyeti ve yorum farkını da eklersek size extra bilgi yağmuruna tutacaktır.Ben severek birçok kitabın özetini okudum.Dipnot,siyasi ve diplomatik bir çok kişininde kitapların tamamını değilde belirli noktalarda özetlerden faydalandığını duymuştum.Hatta belirli devlet adamlarının basın danışmanları ve ona yakın kişilerden özet değerlendirmelerini de istedikleride cabası !.Bu arada kitap özeti dediysem 3-5 sayfadan bahsetmiyorum.50-60 sayfalık özetlerden bahsediyorum.Kitabın can alıcı noktalarını ön plana almanın da faydası tartışılmaz.Laf aramızda özetleri okuyup özet böyleyse kitabın tamamında daha neler vardır dediğim anlarda oldu.Kesinlikle tavsiye ederim.Pdf formatında olduğu hatırlatmak isterim.Bilgisayarınıza,tebletinize yada cep telefonunuza yükleyip her yerde okuyabilirsiniz ayrıca otobüste servistede print alıp okumanız mümkün sıkıcı değil ve samimi bir dille yazıldığınıda belirtmek isterim.Sonuç olarak ben çok faydalı gördüğümü ve herkesinde fayda görmesini istediğim için aşağıda linkini paylaşacağım.

Böyle bir site ve bilgi birikimiyle bizleri buluşturduğu için Uğur YÜCE ' ye de teşekkürlerimi bildirmek isterim.

Linki aşağıda paylaşıyorum.
http://www.ozetkitap.com/

Herkese iyi okumalar 

Saygılarımla 
Yakup BİLGİN ,


İşte dünyanın en değerli 500 bankası

Tüm bankaları gerisinde bırakan ABD'li Wells Fargo, 26 milyar dolarlık marka değeriyle dünyanın en değerli markası olurken, 10 Türk bankası da ilk 500'e girmeyi başardı.

AA muhabirinin, söz konusu araştırmadan derlediği bilgilere göre, Akbank ve İş Bankası başta olmak üzere toplam 10 Türk bankası, dünyanın en değerli ilk 500 banka markası arasına girdi.

Akbank, aynı zamanda 2 milyar 121 milyon dolarlık marka değeri ile Türkiye'nin en değerli banka markası oldu.

Araştırmanın sonuçlarına göre, ABD'li Wells Fargo, dünyanın en değerli 500 bankası arasında 26 milyar 44 milyon dolarlık marka değeriyle en değerli banka markası unvanını elde etti.

Wells Fargo'yu listede yine ABD'den CHASE takip etti. CHASE'in marka değeri 23,4 milyar dolar olarak belirlenirken, İngiliz HSBC 22,9 milyar dolarlık değeriyle listede üçüncü sırada yer aldı. Araştırmaya göre, Bank of America 22,4 milyar dolarlık marka değeriyle dördüncü, Citi ise 21,7 milyar dolarlık değeriyle dünyanın en değerli beşinci bankası oldu.

Sonuçlara göre, dünyanın en değerli ilk 5 bankasının 4'ü ABD'den çıkmış oldu.

-Türkiye'nin en değerli bankası Akbank-

Akbank, geçtiğimiz yılın verilerine göre, dünyanın en değerli 96. bankası unvanını alırken, 2013'te 10 basamak birden yükselerek, dünyanın en değerli 86. bankası oldu. Akbank'ın marka değeri araştırmada, 2 milyar 121 milyon dolar olarak belirlendi.

İş Bankası ise Türkiye'nin ikinci, dünyanın ise 89. değerli bankası oldu. 2 milyar 61 milyon dolarlık marka değerine sahip olan İş Bankası, geçen yıl 98. sırada yer alırken, bu yıl listede 9 basamak yükselmiş oldu.

Akbank ve İş Bankası'nı sırasıyla, listede 110. sırada Garanti, 135. sırada Yapı Kredi, 139. sırada Halkbank, 159. sırada Vakıfbank, 295. sırada Finansbank, 307. sırada Denizbank, 390. sırada TEB ve 475. sırada olan Bank Asya izledi.

-Listedeki Türk bankalarının marka değeri toplamı 10 milyar dolar-

Araştırmaya göre, Garanti Bankası'nın marka değeri 1 milyar 579 milyon dolar, Yapı Kredi'nin marka değeri 1 milyar 117 milyon dolar, Halkbank'ın marka değeri 1 milyar 63 milyon dolar, Vakıfbank'ın marka değeri 829 milyon dolar, Finansbank'ın marka değeri 325 milyon dolar, Denizbank'ın marka değeri 301 milyon dolar, TEB'in marka değeri 217 milyon dolar ve Bank Asya'nın marka değeri 154 milyon dolar olarak belirlendi.

Böylece en değerli 500 bankanın yer aldığı listedeki Türk bankalarının toplam marka değeri yaklaşık 10 milyar dolar oldu.

-Türkiye, BRIC ülkelerinin gerisinde-

Türkiye'nin BRIC ülkeleriyle kıyaslandığı araştırmaya göre, Türk bankalarının marka değerlerinin toplamı, söz konusu ülkelerin bankalarının gerisinde kaldı.

En değerli 500 banka listesine Çin'den 23 banka girerken, bu bankaların toplam değeri 96 milyar dolar oldu. Brezilya'dan listeye giren 8 bankanın toplam değeri 38 milyar dolar, Rusya'nın 8 bankasının toplam değeri 20 milyar dolar, Hindistan'ın 20 bankasının toplam marka değeri ise 14,5 milyar dolar oldu.

-'Türk bankacılığı büyümesini sürdürürken karlılığın da artırdı'-

Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Brand Finance Türkiye Direktörü Muhterem İlgüner, Türk bankacılığının 2012 yılında başarılı bir performans sergilediğini ve büyümesini sürdürürken karlılığını da artırdığını söyledi.

Bu başarının marka değerlerine de yansıdığını vurgulayan İlgüner, 'Ayrıca, azalan cari açık ve ülke kredi notunda artış, bankacılık sektörünü olumlu yönde etkilemiştir' dedi.

-İngiliz bankaları hem değer hem de itibar kaybetti'-

Brand Finance CEO'su David Haigh ise 'Bu yılın sonuçları dünya bankacılık krizinin etkisini yitirmeye başladığını göstermektedir. Ancak 2012, İngiliz bankalarının hem değer hem de itibar kaybettiği bir yıl olmuştur' değerlendirmesinde bulundu.

-Dünyanın en değerli 20 bankası-




















-Türkiye'nin en değerli 10 bankası-














-BRIC ülkeleri ile Türkiye karşılaştırması-