Güney Kıbrıs'ta yardıma muhtaç batan ülkeler arasına girdi.Mutlu mu olmak lazım yoksa mutsuz mu bilemedim ama bildiğim ne olursa olsun allah kimseyi imf ve avrupa birliğindeki çakalların eline düşürmesin.Sırtını Yunanistan'a dayayan Güney Kıbrıs ,İngiltere'den zamanında aldığı imtiyazlarla kendini dünya pazarına tanıtmıştı.Gün geldi Kardak krizinde gizli oyuncu oldu,gün geldi ayaklanıp illa Kuzey Kıbrıs bizimdir almalıyız dedi ! , Kofi Annan planları projeleri üzerine çok uğraştılar.Gün geldi Yunanistan mali çöküntüye uğradı.Önlem olarak mevduatlar Güney Kıbrıs'a taşındı nede olsa Yunanistan'da mevduatları bulunan rus milyarderleri Yunanistan'ı kendi ülkelerinden daha yakın gördüler sanırım.Şu sıralar Güney Kıbrıs gerçekten vahim , insanlar sokaklara çıkmış ülke elden gidiyor paralarımızı verin diye bağırışıyorlar.Düşünsenize 2 gündür bankalar kapalı ve ne zaman açılacak belli değil,bankacılık sektörü çökmüş ve durumun nasıl bu duruma geldiğini bilmeyen bir halk !!! .Maliye bakanı Avrupa'dan gelen kurtarma paketini bankalardaki mevduatlara uygulanacak % 10 vergi ile perçinlediğinden sonraki gün soluğu Rusya'da aldı.Ruslar soğuk ülke insanlarıdır,içlerini ısıtmanız için fedakarlık yapmanız gerekecektir.Bu fedakarlığı Avrupalılara değil neden Ruslara yaptı ? diye sorabilirsiniz.Çünkü Ruslara verilecek çeyizlik bohça içinde doğudaki doğalgaz kaynakları var.Kıbrıs bu kaynağı çıkartma ve satma konusunda Ruslardan daha yağlı müşteri bulamazdı. Doğalgaz kaynaklarını kullanırken üstüne sıcak denizlere kolayca açılma güzel fikir ! .Kısaca Maliye bakanı bir koyup 2 alacak diye gitti Rusya'ya.Sonucu birkaç gün içinde göreceğiz.Tabi perde arkasında Yunanistan'dan umduğunu alamayan Almanya , seneler sonra gelen bu ezici üstünlüğü Kıbrıs üzerinde de kurmaktan kaçınmayacaktır.Bana kalırsa güçlerin eşitlenmesi adına Rusya'yı tercih etmesi Almanya karşısında 2. dünya savaşında ezici üstünlük Rusya'nın biraz sırtını okşayacaktır. Güney Kıbrıs dar bir boğazda ya Rusya ile anlaşma yapıp doğalgaz kullanma ve çıkarma hakkını ve mevduatları konusunda vergi ve masraflara dokunmadan bu parayı kullanma hakkı sağlayacak ya da İMF ile yeniden masaya oturup 5milyar dolarlık paketi en az zahiyatla almanın yollarına bakacak.Benimde aklıma bu noktada seneler önceki Türkiye İmf görüşmeleri geldi.Bizler alınan borçların faizlerini ödemekten senelerce yurtdışına akan paralarla ekonomik zayıflama yaşamız şurda kalsın , Güney Kıbrıs'ın bu kötü durumda bile elinin tersiyle İMF'yi itmesi ve birlik üyesi olması vasfı ile kolayca yüz çevirmesi istediğim ve seneler öncede ülkemizin yapması gereken bir hareketti.Avrupa birliği gerçekten kötü seneler geçiriyor.Bu iyileşme senaryoları ile % 3 üzeri beklenti sepetleri tahviller üzerinde şu an da güvenli limanı tabiki Almanya yapmıştır.Geride kalan İtalya,Fransa,Portekiz,İspanya,Yunanistan'ı ekonomik çöküntüden kurtulmaları için gelecek 15 sene çok değerlidir.Dünya global ekonomik sistemler üzerinde sınırları kaldırsa da milliyetçilik ve eski sömürge ülkelerinin sadık duruşu Avrupa'da güç dengesini 20 sene içinde eski haline getireceği öngörümden ayırmıyor.Tabi değişen ekonomik dengeler yeni oyuncuları (Brezilya,Hindistan gibi ) finans pazarlarında yatırımcı dostu olmaya başlayacağı da yadsınamaz.
Ülkemizin yeni yeni tanıştığı Angel İnvestment (denilen türkçesini daha çok severim ) melek yatırımcılık sistemi içerisinde 6. bölgede başlayan yatırım teşvikleri güneydoğu'da dahada çoğalarak ülkemize ekonomik getiriler sağlayacaktır.Ülkemizde son senelerde başlayan toprak satma faaliyetleri hiç hoşuma gitmesede hükümetimiz bu duruma nasıl dur diyecek zamanla göreceğiz.Tehlikeli manevralarla güneydoğu şekillenmeleri yatırım diye ileride farklı faaliyetlere gebe kalmaması hepimizin temennisi .
Şimdilik bu kadar yazacak onca şey varken burada kesmek en doğrusu olacaktır.
Sevgiyle mutlu kalın .
Dünyanın en değerli şeyi zamansa ve zamanınızı değerli bilgiler öğrenmekle geçirmek istiyorsanız arada bir kaçamak yapıp eğlenceli şeylerde olsun diyorsanız inanın doğru yerdesiniz.İş dünyasından haberler,yorumlar, sektör değerlendirmeleri , ya şu da aklıma takılmıştı dediğiniz şeyler , hepsini bu blogda sizler için yayınlamayı planlıyorum.
21 Mart 2013 Perşembe
15 Mart 2013 Cuma
Samsung Galaxy S4 Tanıtıldı
Samsung’un dördüncü nesil Galaxy S modeli GT-I9500 kod adlı Galaxy S4 modeli dün tanıtıldı.Yeni aksesuarlar da bu tanıtımda görücüye çıktı. Bu aksesuarlar arasında sporcular için ilgilendiren kol bantları ve Padometer bulunuyor. Isı ve nem ölçebidiği gibi adımlarınızı da sayabiliyor. Spor yaparken yanınızda asistan görevi görecek.
Smart Scrool sayesinde eye tracking denilen gözle kontrol sistemi gelişmiş bir şekilde Galaxy S4 modelinde kullanılıyor. Ayrıca ekrana bakmadığınzı zamanlarda Galaxy S4′teki videolar Smart Pause sistemi sayesinde durduruluyor.
Dual Video Call desteği sayesinde hem ana kamera hem de ön kamera bir arada kullanılabiliyor. Çoklu görüşme için ideal bir çözüm olacağa benziyor.
Group Play özelliği ile bir kaç Galaxy S4 birleşip sanal 5.1 ya da 7.1 ses sistemi oluşturabilir, tüm şarkıları kaliteli bir şekilde dinleyebilirsiniz.
Samsung, S-Voice Car ile beraber sürücülere oldukça başarılı bir sesli asistan deneyimi sunuyor. Size gelen bildirimleri ve mesajları sesli olarak okuyabiliyor. Aracınızda Bluetooth desteği varsa, aracın hoparlörlerinden tüm bildirimleri duyabiliyorsunuz
S4′deki HomeSync özelliği ile NFC ve WiFi’yi tamamen verimli bir şekilde kullanıp, tüm cihazları telefondan yönetebiliyorsunuz.
Samsung S4′de Story Albüm özelliği dikkat çekiyor. Örneğin siz Londral’da yaşıyorsunuz ve tatile Antalya’ya gittiniz. Antalya’dan Londra’ya geri döndüğünüzde telefon bunu algılıyor ve Antalya gezisi diye bir albüm oluşturabiliyor.
Samsung Galaxy S4′te Dual Camera özelliği bulunmakta ve aynen LG Optimus G Pro’daki gibi iki kameradan da video kaydı alınabiliyor. Mesela çocuğunuzu video çekerken, kendinizi de görüntüleyebileceksiniz.
Samsung Galaxy S4, Smart Scroll, Smart Pause ve Floating Touch teknolojisi sayesinde Air View desteğine sahip.
Galaxy S4, gücünü 2600 mAh’lik batarya ile taçlandırmış. 2 GB RAM ve 3 farklı dahili hafıza seçeneği ile geliyor. 16 / 32 ve 64 GB’a ek olarak, 64 GB’a kadar microSD kart takılabilecek. Kullanılan RAM çift kanal LPDDR3 olacak.
Samsung Galaxy S4′te 13 Megapiksellik ana kamera ve 2 Megapiksellik ön kamera kullanılıyor.
Galaxy S4; LTE, a/b/g/n/ac WiFi, Bluetooth 4.0 ve MHL 2.0 bağlantıları destekleniyor.
Samsung Galaxy S4′te 5 inç Full HD Super AMOLED ekran kullanılıyor.
Samsung Galaxy S4′ün kalınlığı sadece 7.9 mm.
Galaxy S4, 130 gram ağırlığa sahip.
Samsung; HomeSync, S-Translator ve Knox gibi özelleştirilebilen yazılımlarıyla bu yıla damgasını vuracak. Samsung Galaxy S4′ün 155 ülkede Nisan ayının sonuna doğru satışa sunulması bekleniyor.
Dual Video Call desteği sayesinde hem ana kamera hem de ön kamera bir arada kullanılabiliyor. Çoklu görüşme için ideal bir çözüm olacağa benziyor.
Group Play özelliği ile bir kaç Galaxy S4 birleşip sanal 5.1 ya da 7.1 ses sistemi oluşturabilir, tüm şarkıları kaliteli bir şekilde dinleyebilirsiniz.
Samsung, S-Voice Car ile beraber sürücülere oldukça başarılı bir sesli asistan deneyimi sunuyor. Size gelen bildirimleri ve mesajları sesli olarak okuyabiliyor. Aracınızda Bluetooth desteği varsa, aracın hoparlörlerinden tüm bildirimleri duyabiliyorsunuz
S4′deki HomeSync özelliği ile NFC ve WiFi’yi tamamen verimli bir şekilde kullanıp, tüm cihazları telefondan yönetebiliyorsunuz.
Samsung S4′de Story Albüm özelliği dikkat çekiyor. Örneğin siz Londral’da yaşıyorsunuz ve tatile Antalya’ya gittiniz. Antalya’dan Londra’ya geri döndüğünüzde telefon bunu algılıyor ve Antalya gezisi diye bir albüm oluşturabiliyor.
Samsung Galaxy S4′te Dual Camera özelliği bulunmakta ve aynen LG Optimus G Pro’daki gibi iki kameradan da video kaydı alınabiliyor. Mesela çocuğunuzu video çekerken, kendinizi de görüntüleyebileceksiniz.
Samsung Galaxy S4, Smart Scroll, Smart Pause ve Floating Touch teknolojisi sayesinde Air View desteğine sahip.
Galaxy S4, gücünü 2600 mAh’lik batarya ile taçlandırmış. 2 GB RAM ve 3 farklı dahili hafıza seçeneği ile geliyor. 16 / 32 ve 64 GB’a ek olarak, 64 GB’a kadar microSD kart takılabilecek. Kullanılan RAM çift kanal LPDDR3 olacak.
Samsung Galaxy S4′te 13 Megapiksellik ana kamera ve 2 Megapiksellik ön kamera kullanılıyor.
Galaxy S4; LTE, a/b/g/n/ac WiFi, Bluetooth 4.0 ve MHL 2.0 bağlantıları destekleniyor.
Samsung Galaxy S4′te 5 inç Full HD Super AMOLED ekran kullanılıyor.
Samsung Galaxy S4′ün kalınlığı sadece 7.9 mm.
Galaxy S4, 130 gram ağırlığa sahip.
Samsung; HomeSync, S-Translator ve Knox gibi özelleştirilebilen yazılımlarıyla bu yıla damgasını vuracak. Samsung Galaxy S4′ün 155 ülkede Nisan ayının sonuna doğru satışa sunulması bekleniyor.
http://www.teknohaber.com/samsung-galaxy-s4-tanitildi.html sitesinden alıntıdır.
Ben Rooney – Sina Afra Röportajı
Ben Rooney’in Sina Afra ile yaptığı röportaj, Etohum “Startup Turkey” kampının ilk akşamına damgasını vurdu.
Türkiye’nin en iyi girişimcileriyle dünyanın en deneyimli yatırımcılarını bir araya getiren ve bu yıl ilk kez Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinden (MENA) 12 girişimi programına dahil eden Etohum’un ilk akşamında, Wall Street Journal’ın teknoloji editörü Ben Rooney, Markafoni Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra ile bir röportaj yaptı. Startup Turkey kampının katılımcılarının da izlediği röportajda Afra, Rooney’in e-ticaret, mobil ticaret, geleceğin perakende akımları, farklı pazarlardaki e-ticaret uygulamaları gibi konulardaki sorularını yanıtladı.
Türkiye’deki internet ekosisteminin yaratılması ve gelişmesi adına girişimcilerle yatırımcılar için bir pazar yeri oluşturmak hedefiyle kurulan Etohum’un heyecanla beklenen Startup Turkey kampı, ilk akşamında keyifli bir röportaja sahne oldu. Kamp katılımcılarının izleyici olduğu interaktif röportajda, Ben Rooney zaman zaman seyircilere de çeşitli sorular yönelterek taze girişimcilerin e-ticaret ve mobil ticaret modellerine dair görüşlerini ve uygulamalarını irdeledi.
Türkiye’de çok sayıda şirket, çok kısıtlı bir hedef kitlenin peşinde mi koşuyor?
Ben Rooney’in ilk sorusu, Türkiye’de e-ticaret sektöründeki oyuncuların hedef kitlelerine ve kitlenin büyüklüğüne ilişkindi. Afra, konuya istinaden şunları söyledi: “Türkiye’de en başarılı girişim modelleri genelde e-ticaret girişimlerinden çıktı ve ülkemizde hala bu sektörde potansiyel bulunuyor. Girişimcilik açısından baktığımızda bu sene en başarılı girişimler yine e-ticaret girişimleri olsa da, seneye Startup’ta e-ticaret olmayan girişimlerin de bulunacağına inanıyorum.” Türkiye’de e-ticaretin önündeki engellere de değinen Afra, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’deki zayıf finansal yapı, e-ticaret sektörünün önündeki engellerin ilki. İkincisi ise risk sermayesinin çok az olması. Perakende sektörü online yapıya geçmesi için olması gerekenden daha az destek alıyor. Dünya e-ticarete 2001 yılında başlarken, ülkemiz bu sektöre yeni yeni girdi diyebiliriz. Diğer ülkelerle aynı seviyeyi yakalamak için en az yarım nesile daha ihtiyacımız var.
Ülkenin nüfusu gençken, kredi kartı kullanma potansiyeli yüksekken Türkiye’ye yatırım olmuyorsa, burada bir sorun var!
Rooney’in Türkiye’nin nüfusuna bakıldığında var olan potansiyelin neden değerlendirilemediğine dair sorusuna, Afra’nın yanıtı şöyle oldu: “Türk tüketicisinin 10 senelik geçmişine baktığımızda, tüm bu zaman diliminde ona ürün sunan bir eBay’i olmadı. Haliyle tüketim alışkanlıklarımız da elektronik ortama adapte olamadı. Sektördeki yatırım, yerel sermayeye dayanıyor. Türk internet şirketlerinin de finansal yapısı dünyaya kıyasla zayıf. Bu açılardan diğer ülkelerin yıllarca gerisindeyiz.”
Markafoni bugün kurulsa, mobil ticaret odaklı mı olurdu, yoksa ilk açıldığı zamanki gibi e-ticaret odaklı mı?
Ben Rooney, Yönetim kurulu Başkanı Sina Afra’ya sorduğu bu soruya, şöyle bir yanıt aldı:
“Markafoni bugün kurulsa, yine e-ticaret ağırlıklı başlardık. Bu marka 2008 yılının Eylül ayında kuruldu ve aynı senenin Aralık ayında, dünyada kendi sektöründe ilk kez mobil uygulama yapan şirket oldu. 2009 ve 2010 yıllarında mobil satışlarda yüzde 0.2, yüzde 0.3 gibi çok küçük büyümeler kaydedildi. Bugün ise mobil ticaret satışlarımızın oranı yüzde 12. Yani buradan da anlaşılacağı gibi, ana gelir akışımız e-ticarette mobilden hep daha yüksekti.”
Taze girişimciler, e-ticarete önem versin ama mobil ticaret fırsatını da kaçırmasın!
Rooney’in genç e-ticaret girişimcilerine nasıl bir yol tavsiye ettiğine dair sorusuna ise Afra şöyle yanıt verdi: “Mobil ticaretin e-ticaretten en önemli farkı, her an her yerde olabilmesidir. E-ticaret için yanınızda PC’niz olmalı ama mobil için tablet ve akıllı telefonunuz yeterli ve bu da mobili mükemmel bir kanal haline getiriyor. Tüketiciye, şahsi postalarını kontrol ettiği 19:00 – 20:00 arasında bir e-posta göndererek dikkatini çekmeyi başarabilirsiniz ve bu kişiler zaten tün gün bilgisayarlarının başında oturan tüketicilerdir. Ancak işinden çıkıp evine giden ve televizyon karşısında oturan ya da ailesi ve arkadaşlarıyla vakit geçiren herkese tablet ya da akıllı telefonlarından ulaşabilirsiniz. Bunun yanı sıra, mobil alanında kusursuz bir altyapı sunmak zorundasınız.”
Mağazadan alışveriş tarihe mi karışacak?
Ticaretin geleceği hakkında çok zıt fikirler olduğunu hatırlatan Rooney, Afra’ya, “e-ticaretin mağazadan yapılan alışverişi tarihe gömeceği” iddialarına nasıl baktığını ve e-ticaretin yapılamayacağı sektörler olup olmadığını sordu. Afra ise konuya dair fikirlerini şöyle belirtti: “Klasik ticaret bence her zaman devam edecek. Eskiden sadece mağazalar vardı, sonra AVM’ler açıldı, ardından katalogdan ve TV’den satış gündeme geldi. E-ticaret tüm bunlardan daha sonra ve sanal ortamda işleyen tek ticaret biçimi olarak geliyor karşımıza. Bu kadar klasik kanal hala çalışmaya devam ediyor ve yerini de e-ticarete bırakacak gibi görünmüyor. Ticarette paralel dünyalar her zaman varlığını koruyacak. Tarihsel sıralamaya bakılacak olursa, e-ticaret klasik ticaretin bir bölümünü yedi, şimdi de mobil ticaret e-ticareti ısırıyor. Ancak hala dokunmadan alışveriş etmeyecek geniş bir tüketici kitlesi var. Öte yandan bazı mağazalar, tüketicinin gönlündeki vazgeçilmez yerlerini, yarattıkları ve sundukları atmosfer ile sağladılar. E-ticarette ya da mobil ticarette, insanların bir mağazaya girdiğinde hissettiklerini sunamazsınız. Ya da kimse kokusunu bilmeden internet üstünden bir parfüm sipariş etmez. Gerek ürün gerekse sektörel bazda e-ticarete ya da mobil ticarete yenilmeyecek bu tip noktalar var. E-ticaret, bize rahat alışveriş ve uygun fiyat avantajlarını sunsa da, satın alacağı tişörtün verdiği hissi duymadan asla almaya ikna olmayacak tüketicilerin sayısı hiç de az değil ve sanal ortamda bunu yaratamazsınız.
Memnuniyet bir kişiye, şikayet on kişiye anlatılır!
Rooney’in bunca e-ticaret sitesi arasından sıyrılarak Markafoni gibi bir şirketi yaratmanın sırrını sorması üstüne Sina Afra, “Söz verdiğinizi yapmak zorundasınız. Tüketici internette pek çok fiyat alternatifi bulsa da, 50 kuruş daha az ödemiş olmak için, sözünü tutmayacağını bildiği bir şirketten alışveriş yapmaz. Yarın teslim ediyoruz diyorsak o ürünü gerçekten yarın teslim etmeliyiz çünkü bizim güvenli olduğumuzu kanıtlayan en önemli şey sözümüzde durmuş olmak. Ayrıca Markafoni’de 7-24 telefonla müşteri hizmeti sağlıyoruz. Bizim müşterimizle tek temas noktamız, telefon hattımızdır ve sözümüzü tuttuktan sonra ilk yapmamız gereken, sağlıklı ve doğru noktadan, kaliteli bir iletişimle iyi bir müşteri hizmetini de beraberinde sunmaktır.” dedi.
Rusya’da ürünü teslim eden kişi, beğendiğinize emin olana kadar kapıda bekler.
Değişik pazarlarda e-ticaret ve mobil ticaret tüketicisinin farklı eğilimlerini ve bu eğilimleri tetikleyen alt nedenleri soran Ben Rooney, Sina Afra’dan şöyle bir yanıt aldı: “Türkiye’de çalıştığımız dağıtım partnerlerimiz ile hem aynı dili konuşabiliyoruz hem de belirlediğimiz kalite standartlarında hizmet alıp, bir SMS ile müşterimize gönderdiğimiz ürünü takip edebiliyoruz ve tüketicimizin kredi kartı alışkanlığı kapıda nakit ödeme alışkanlığından daha fazla. Oysa ki Rusya’da dağıtım hizmetleri ne yazık ki hiç gelişmemiş. Kendi operasyonumuzu yapmak, bir üçüncü partiden daha az maliyetli oluyor. Ekip de bizim olduğundan gerçekten müşterimizin kendisine ulaştırdığımız üründen memnun olduğundan ve iade etmek istemediğine emin olana dek kapısında bekliyoruz. Ayrıca Rus tüketicisi daha çok kapıda nakit ödeme yapmayı seviyor ve alışkanlıkları da bu yönde gelişmiş.”
Etohum “Startup Turkey” Girişimcilik Kampı’yla ilgili daha detaylı bilgiye, http://startupturkey.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.
Umut Ersoy
Marjinal Porter Novelli
İlgili yazı http://www.etohum.com sitesindeki ,
http://www.etohum.com/startup-turkeynin-ilk-aksamina-damgasini-vuran-sina-afra-roportaji
Linkinden alıntıdır.
Subliminal mesajlar üzerine 1.bölüm
Günümüzde sıkça duyduğumuz ama etkisini belkide fark etmediğimiz bir bilinçaltı tahribatı.
Neden böyle baskın bir cümle ile başladığımı sizlere açıklayacağım.Konu ciddi olarak ele alınması gereken gelecek nesillerimizi açıkcası çocuklarımızı geleceğimizi ilgilendirdiği için tehlikeyi fark etmemiz adına böyle yazdım.İlk olarak 1957 yılında kullanılmaya başlanan bu yöntem 25.kare tekniği ile sinemada tv de kısa reklamlarda çizgi filmlerde bir çok örneği var.Amaç, istenilen mesajları film içerisindeki çeşitli alanlara yerleştirmek ve aksiyon dozunda sekme olmadan kareler içerisinde dini yada seksi obje tema yada figürleri bilinçaltınıza göndermek üzerine kurulu bir sistem.Sistem diyorum çünkü bu sistemli bir biçimde yapılıyor.Aşağıdaki örnekte The Simpsons dizisindeki bir kareden görüntüyü görüyorsunuz.
Bu görüntü dondurulduğu için simgeleri görmek kolay fakat bu filmin içerisindeki akışkanlık seyir ile o an dikkatinizi çekmeyebilir yada görmedim bile diyebilirsiniz.Gözümüz gördüğümüz herşeyi o an algılasak yada algılamasak da herşeyi ama herşeyi bilinçaltına kaydeder. Anlamlandırdıklarımızı şekil simge yada ibareleri tanımlar ve hafızaya alırız.Tanıdığımız bildiğimiz herşeyi gerisi bizim için çöptür diyebilirsiniz.Ama hayır hiçbirşey çöpe gitmez.Bilinçaltı bu görüntülerin hepsini hafızada saklar ve bu görüntüler eğer bazı mesajlar içeriyorsa bu yönlendirmeler sizin davranış ve düşünce sisteminizde bazı değişiklikler yaratacaktır.Bilinçaltı her önüne gelen mesaj içeren görüntü ile harekete geçmez bilinçaltı eşiği doğum,ölüm,cinsellik temalarına karşı hassas olduğu için kurt kuzu kılığına girip bu eşiği atlatıp mesajı biliçaltınıza iletir.bu sistem sürdükçe bilinçaltınız size bu komutlar karşılığında yapmanız gerekenleri yazmaya başlar.Sakin olmanızı yada dini içeriklik mesajlara vermeniz gereken tepkiyi cinsel dürtüleri harekete geçirmek gibi sayısız komutlar tekrardan kurulursunuz ki bu zaten yürüyen ölüler filminde pek farkı olmayan bir yaşam anlamına gelir.Bu noktaya gelmeden nelerin yapılabileceği hakkında görüşlerimi de paylaşmak isterim.Öncelikle bundan seneler öncesine çocukluğumdan birkaç anektodla başlıyacağım.Günümüzde çocuklarımız allah şükür imkan ve çözüm noktasında herşeye benim çocukluğuma göre şanslılar.
1-İlk olarak Tv den ve reklam içeren tüm noktalardan çocuklarımızı koruyalım.Nasıl koruyalım.Çocuklarımıza motor yeteneklerini çalıştırmaları için toprakla oynamalarını,çimlere basmalarını,zıplayıp,koşmalarını,hayvanlarla iletişime geçmelerini,top oynamalarını,bisiklet kullanmalarını,uçurma uçurmalarını,çeşitli topluca arkadaşları ile gerçekleştireği ve iletişim kuracağı oyunlar yada animasyonlarda bulunmalarını sağlayalım.Dünyadan kopmaması için iletişimde kalması ve etkinliğinin farkına varacağı tüm etkinlik ve ortamlarda bulunmasını sağlayalım.Çocukken hareketlerimizi kontrol etmemiz ne kadar güçtü hatırlarsanız.ama yetenek kazanma konusunda hala çocukken edindiğimiz tecrübe ve deneyimlerimiz sonucunda edindiğimiz fikirler sayesinde hayatımızı devam ettiriyoruz.Bu etkinliklerde hafızamıza ve bilinçaltımıza geçmiştir.Özgürlük fikri her türkün vazgeçilmezidir.Özgürlük fikri kendi başımıza kazandığımız ve yapmaktan zevk aldığımız şeyleri yaptığımızda kendimizi özğür hissederiz.Mutlu oluruz.Bakın bize ne tip etkileri var.
2-çocuklarımızın bulunduğu ortamda tv bulundurmamak mümkünse ödül olarak sunulmalı.Biliyorum çok zor olacak engellemek ama mecburuz.Çocukluğumuzda hafızamız ne kadar güçlüydü değilmi ? Cevabı çok basit hafızamıza aldığımız bilgi,deneyim ve etkiler şu anki yaşımıza baktığımızda daha boş ve hamdır.Zaman ilerledikçe hafızada kaset gibi dolmaya başlıyor.Hafızada az bilgi varken düşünmek ve hareket sergilemek kolaydır.Herşeyi hafızaya hızla alırlar.Tv'yi eğitim amaçlı yada ödüllendirme şeklinde sunmak bu tür mesajların daha geç hafızaya ve bilinçaltına girmesini sağlayacaktır.Temel yetenek ve kontrol ve algı yapımız oluşmadan alınacak dürtü ve mesajlar küçük beyinlerde ne denli bir tahribat yaratacağını düşünmek bile istemem.Her verilen komuta itaat eden sorgulamayan araştırmayan itaatkar bir nesil bunu kim istemez verilen mesaja göre ne kodlanmışsa onu yapan bir makineye dönüşmek korkunç zombiler bile daha iyimser olurdu .
Hafızamızı bilinçaltımızı bu tehditlerle karşılaşmadan karakterimizi oluşturan her noktayı genç beyinlere doğru olarak öğretmemiz çok önemli.
3-Örnek yada modelleme bizler birey olarak çocuklarımızın ilk dünyaya geldiğinden itibaren idol olarak modelleme yaptığı kişileriz.Taklit etme , konuşmayı öğrenmeden öncesi hareketlerinizi sizin gibi yapmaya çalışma şeklinde başlayan konuşmaya ve yürümeye başladıktan sonra kendi karakteri ve stili oluşana kadar ki bu ergenlik dönemine kadarki döneme denk gelen hatta geçenlerde vardır bu döneme kadar size benzemek isteyen sizin gibi davranış sergileyen bir yapı.Çocuğunuz sizi örnek almadan siz ne yapabilirsiniz.? asıl soru bu
Çözüm önerilerimizi düşünelim.Öncelikle davranışlarımızı düşüncelerimizi ideallerimizi düşünüp kendimizi bir analiz edelim.Neleri iyi yaptığımıza neleri kötü yaptığımıza nelerde fikir sahibi olduğumuza bunu bir swot analizi şeklinde artı ve eksi yönlerim diğer bireylerdeki iyi yönler ve kötü yönleri belirleyip nasıl kötü davranışlardan ve alışkanlıklardan kurtulmak üzerine ufak bir analiz olarak düşünelim.İyi insanlar yetiştiren insanlarda iyi insanlardır sözünden yola çıkarak önce biz iyi olmak zorundayız.Çalışkan,terbiyeli,seviyeli,doğru söyleyen,temiz insanlar olmak.Tabiki yaşam stili sizleri nasıl bireyler yaptığını düşündüğümde herkes kendi ideaları çevresinde şekillenen bir karakter ve yaşam içerisindedir.Önemli olan tercihlerimizi yapmamızdaki etkenler dışında iyi bireylerin yapması gereken temel davranış ve fikirleri geliştirmek olmalıdır.Müzik herkes dinler ama kimi rock müzik kimi ise klasik müzik dinler tüm müzikler notalara bağlıdır.Buradaki bağlantı müziktir ve notalardır anlatmak istediğim notaları sağlam ve düzenli olan tüm müzikler aynı tadı ve zevki sizlere verecektir.
Devamını en kısa sürede yazacağım şimdilik bu kadar ...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
