15 Mart 2013 Cuma

Subliminal mesajlar üzerine 1.bölüm

Günümüzde sıkça duyduğumuz ama etkisini belkide fark etmediğimiz bir bilinçaltı tahribatı.

Neden böyle baskın bir cümle ile başladığımı sizlere açıklayacağım.Konu ciddi olarak ele alınması gereken gelecek nesillerimizi açıkcası çocuklarımızı geleceğimizi ilgilendirdiği için tehlikeyi fark etmemiz adına böyle yazdım.İlk olarak 1957 yılında kullanılmaya başlanan bu yöntem 25.kare tekniği ile sinemada tv de kısa reklamlarda çizgi filmlerde bir çok örneği var.Amaç, istenilen mesajları film içerisindeki çeşitli alanlara yerleştirmek ve aksiyon dozunda sekme olmadan kareler içerisinde dini yada seksi obje tema yada figürleri bilinçaltınıza göndermek üzerine kurulu bir sistem.Sistem diyorum çünkü bu sistemli bir biçimde yapılıyor.Aşağıdaki örnekte The Simpsons dizisindeki bir kareden görüntüyü görüyorsunuz.


Bu görüntü dondurulduğu için simgeleri görmek kolay fakat bu filmin içerisindeki akışkanlık seyir ile o an dikkatinizi çekmeyebilir yada görmedim bile diyebilirsiniz.Gözümüz gördüğümüz herşeyi o an algılasak yada algılamasak da herşeyi ama herşeyi bilinçaltına kaydeder. Anlamlandırdıklarımızı şekil simge yada ibareleri tanımlar ve hafızaya alırız.Tanıdığımız bildiğimiz herşeyi gerisi bizim için çöptür diyebilirsiniz.Ama hayır hiçbirşey çöpe gitmez.Bilinçaltı bu görüntülerin hepsini hafızada saklar ve bu görüntüler eğer bazı mesajlar içeriyorsa bu yönlendirmeler sizin davranış ve düşünce sisteminizde bazı değişiklikler yaratacaktır.Bilinçaltı her önüne gelen mesaj içeren görüntü ile harekete geçmez bilinçaltı eşiği doğum,ölüm,cinsellik temalarına karşı hassas olduğu için kurt kuzu kılığına girip bu eşiği atlatıp mesajı biliçaltınıza iletir.bu sistem sürdükçe bilinçaltınız size bu komutlar karşılığında yapmanız gerekenleri yazmaya başlar.Sakin olmanızı yada dini içeriklik mesajlara vermeniz gereken tepkiyi cinsel dürtüleri harekete geçirmek gibi sayısız komutlar tekrardan kurulursunuz ki bu zaten yürüyen ölüler filminde pek farkı olmayan bir yaşam anlamına gelir.Bu noktaya gelmeden nelerin yapılabileceği hakkında görüşlerimi de paylaşmak isterim.Öncelikle bundan seneler öncesine çocukluğumdan birkaç anektodla başlıyacağım.Günümüzde çocuklarımız allah şükür imkan ve çözüm noktasında herşeye benim çocukluğuma göre şanslılar.

1-İlk olarak Tv den ve reklam içeren tüm noktalardan çocuklarımızı koruyalım.Nasıl koruyalım.Çocuklarımıza motor yeteneklerini çalıştırmaları için toprakla oynamalarını,çimlere basmalarını,zıplayıp,koşmalarını,hayvanlarla iletişime geçmelerini,top oynamalarını,bisiklet kullanmalarını,uçurma uçurmalarını,çeşitli topluca arkadaşları ile gerçekleştireği ve iletişim kuracağı oyunlar yada animasyonlarda bulunmalarını sağlayalım.Dünyadan kopmaması için iletişimde kalması ve etkinliğinin farkına varacağı tüm etkinlik ve ortamlarda bulunmasını sağlayalım.Çocukken hareketlerimizi kontrol etmemiz ne kadar güçtü hatırlarsanız.ama yetenek kazanma konusunda hala çocukken edindiğimiz tecrübe ve deneyimlerimiz sonucunda edindiğimiz fikirler sayesinde hayatımızı devam ettiriyoruz.Bu etkinliklerde hafızamıza ve bilinçaltımıza geçmiştir.Özgürlük fikri her türkün vazgeçilmezidir.Özgürlük fikri kendi başımıza kazandığımız ve yapmaktan zevk aldığımız şeyleri yaptığımızda kendimizi özğür hissederiz.Mutlu oluruz.Bakın bize ne tip etkileri var.
2-çocuklarımızın bulunduğu ortamda tv bulundurmamak mümkünse ödül olarak sunulmalı.Biliyorum çok zor olacak engellemek ama mecburuz.Çocukluğumuzda hafızamız ne kadar güçlüydü değilmi ? Cevabı çok basit hafızamıza aldığımız bilgi,deneyim ve etkiler şu anki yaşımıza baktığımızda daha boş ve hamdır.Zaman ilerledikçe hafızada kaset gibi dolmaya başlıyor.Hafızada az bilgi varken düşünmek ve hareket sergilemek kolaydır.Herşeyi hafızaya hızla alırlar.Tv'yi eğitim amaçlı yada ödüllendirme şeklinde sunmak bu tür mesajların daha geç hafızaya ve bilinçaltına girmesini sağlayacaktır.Temel yetenek ve kontrol ve algı yapımız oluşmadan alınacak dürtü ve mesajlar küçük beyinlerde ne denli bir tahribat yaratacağını düşünmek bile istemem.Her verilen komuta itaat eden sorgulamayan araştırmayan itaatkar bir nesil bunu kim istemez verilen mesaja göre ne kodlanmışsa onu yapan bir makineye dönüşmek korkunç zombiler bile daha iyimser olurdu .
Hafızamızı bilinçaltımızı bu tehditlerle karşılaşmadan karakterimizi oluşturan her noktayı genç beyinlere doğru olarak öğretmemiz çok önemli.
3-Örnek yada modelleme bizler birey olarak çocuklarımızın ilk dünyaya geldiğinden itibaren idol olarak modelleme yaptığı kişileriz.Taklit etme , konuşmayı öğrenmeden öncesi hareketlerinizi sizin gibi yapmaya çalışma şeklinde başlayan konuşmaya ve yürümeye başladıktan sonra kendi karakteri ve stili oluşana kadar ki bu ergenlik dönemine kadarki döneme denk gelen hatta geçenlerde vardır bu döneme kadar size benzemek isteyen sizin gibi davranış sergileyen bir yapı.Çocuğunuz sizi örnek almadan siz ne yapabilirsiniz.? asıl soru bu  
Çözüm önerilerimizi düşünelim.Öncelikle davranışlarımızı düşüncelerimizi ideallerimizi düşünüp kendimizi bir analiz edelim.Neleri iyi yaptığımıza neleri kötü yaptığımıza nelerde fikir sahibi olduğumuza bunu bir swot analizi şeklinde artı ve eksi yönlerim diğer bireylerdeki iyi yönler ve kötü yönleri belirleyip nasıl kötü davranışlardan ve alışkanlıklardan kurtulmak üzerine ufak bir analiz olarak düşünelim.İyi insanlar yetiştiren insanlarda iyi insanlardır sözünden yola çıkarak önce biz iyi olmak zorundayız.Çalışkan,terbiyeli,seviyeli,doğru söyleyen,temiz insanlar olmak.Tabiki yaşam stili sizleri nasıl bireyler yaptığını düşündüğümde herkes kendi ideaları çevresinde şekillenen bir karakter ve yaşam içerisindedir.Önemli olan tercihlerimizi yapmamızdaki etkenler dışında iyi bireylerin yapması gereken temel davranış ve fikirleri geliştirmek olmalıdır.Müzik herkes dinler ama kimi rock müzik kimi ise klasik müzik dinler tüm müzikler notalara bağlıdır.Buradaki bağlantı müziktir ve notalardır anlatmak istediğim notaları sağlam ve düzenli olan tüm müzikler aynı tadı ve zevki sizlere verecektir.

Devamını en kısa sürede yazacağım şimdilik bu kadar ... 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Lütfen yorumunuzu yazınız.Unutmayın yorumlarınız düşünceleriniz aynasıdır.