26 Mart 2012 Pazartesi

Pazar günlüğü : Aynalı kavak kasrı

25,03,2012 tarihinde geçtiğimiz pazar günü hem pazar günü kahvaltı yapalım hemde kültür hazinemizden bir doku olan aynalı kavak kasrını gezelim dedik birde üstüne sizler için fotoğrafları çekim dedim.Öncelikle kısaca bir kas'rın geçmişini anlatayım.Sonrasında görüşlerimi de yazacağım.


Üç yüzyıl boyunca Haliç kıyılarını süsleyen ve günümüzde Aynalıkavak Kasrı adıyla tanınan yapı, Osmanlı İmparatorluğu Döneminde “Ayanalıkavak Sarayı” ya da “Tersane Sarayı” olarak bilinen yapılar grubundan günümüze ulaşabilen tek örnektir.
İstanbul’u tanıtan tarihsel kaynaklardan, yörenin Bizans Döneminde de imparatorlara ait bir dinlenme yeri olduğu anlaşılmaktadır. Haliç kıyılarından Okmeydanı ve Kasımpaşa sırtlarına doğru gelişen bu büyük bağ ve koruya; İstanbul’un fethinden sonra, Fatih Sultan Mehmet’ten başlayarak padişahlar da ilgi göstermiş ve Osmanlı İmparatorluk Tersanesi’nin Kasımpaşa’da kurulup gelişmeye başlamasıyla birlikte yöreye “Tersane Has Bahçesi” adı verilmiştir.
Buradaki yapılaşmaların tarihi, Sultan I. Ahmed Dönemine (1603-1617) dek inmektedir. Tarihsel süreç içinde çeşitli padişahların yaptırdığı kasırlarla gelişen ve “Tersane Sarayı” olarak anılan bu yapılar topluluğu; 17. yüzyıldan başlayarak “Aynalıkavak Sarayı” olarak da adlandırılmıştır.
Saray bütünü içinde yer alan ve Sultan III. Ahmed Döneminde (1703-1730) yaptırıldığı sanılan Aynalıkavak Kasrı, Sultan III. Selim Döneminde (1789-1807) yeniden düzenlenmiş ve bugünkü görünümünü kazanmıştır. Yapı; Divanhanesi, Beste Odası ve bu mekânların pencerelerini dolanan Yesarî’nin talik hattı ile yazılmış, Kasrı ve III. Selim’i öven, dönemin tanınmış şairleri Şeyh Galib ve Enderunî Fazıl’a ait şiirleriyle 18. yüzyıl mimarlık örnekleri arasında özel bir yer almaktadır.
Deniz cephesinde iki, kara cephesinde tek katlı kütlesiyle Osmanlı klasik mimarlığının son ve ilginç yapılarından biri olan Kasır; süsleme açısından da çağının beğenisini yansıtmakta, özellikle besteci Sultan III. Selim Dönemi kültürünün pek çok öğesini bünyesinde barındırmaktadır. Öyle ki, bu kültürün başlıca simgeleri olan sedir ve sedirimsi kanepe, mangal kandil gibi mobilyalarla döşeli olan odalar, bugün yok olmuş bir yaşam biçiminin görünümlerini sergilemektedir. Günümüzde bir müze-saray olarak ziyarete açık tutulan Aynalıkavak Kasrı’nın zemin katı, Sultan III. Selim’in besteci özelliği de göz önünde tutularak, Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunan görsel kaynaklar ve kimi kurum ve kişilerin armağan ettiği çalgıların bir araya getirilmesiyle “Türk Çalgıları Sergisi” mekânına dönüştürülmüştür. Kasrın bahçesindeyse, özellikle yaz aylarında konuklara yönelik kafeterya hizmetleri, klasik Türk Sanat Müziği örneklerinin seslendirildiği Aynalıkavak Konserleri ile ulusal ve uluslararası nitelikte resepsiyonlar verilmektedir. 

Yani kısacası padişahın kısa gezileri,dinleme ihtiyacını karşılamak için yapılmış.Tabi devamı daha da güzel burada sadece dinlenme yeri diyemeyiz çünkü sanat açısından ve edebi eserleri de düşündüğümüzde dinlenmenin yanında musiki ye verilmiş olan eserler bence daha da değerli kılıyor.Değerli arkadaşım Özhan sayesinde kasır ve saraylar dizimizi gerçekleştirmeyi planlıyorduk.Bu diziye başladığımızdan bu yana Beylerbeyi sarayı , küçüksu kasrı , kasr-ı humayun ve devamında aynalı kavak kasrına ulaştık. Diğerleri hakkında bir flashback yapıp geriye dönük olarak diğer yerleri de tanıtacağım.Bu kasrın en büyük özelliği musiki ve edebi eserler açısından bıraktığı değerlerdir.Musiki üzerine verilen fasıl ve dinletiler bu kasrı diğerleriniden ayırıyor.




Kasrın dışardan görünümü milli sarayların yeniden restorasyona koyduktan sonra çektim.Daha öncesinde bakım çalışmaları devam ediyordu .

Dışarıdan görünüm. Gördüğünüz uzun yol parke taşlarla düzenlenmiş.Çok temiz ve güzel olmuş açıkcası

 güneş üstüme vurduğunda güzel bir görüntü oldu . :)
 Kasrın güneş görmeyen yanı.
Padişahın koltuğu.Padişahın dışarıdan gelen misafirleri karşılamadığını belirtmek isterim.Bu konuda şöyle bir yöntem geliştirilmiş.Misafirler geldiğinde içeri buyur edilir.İkramlarda bulunulurmuş.Arkasından padişah gelir herkes ayağa kalkar ve padişahı selamlarlarmış.Çünkü padişah misafirden önce geldiğinde herkes ayağa kalkacağı için sorun yok ama padişah misafir geldiğinde de ayağa kalkamıyacağı için bu yöntem geliştirilmiş.Dipnot padişah kimsenin önünde ayağa kalkmaz.bu devlet geleneğidir.Herkes onun önünde ayağa kalkar.

Çalışma masası , toplantıda yapılıyormuş .

Padişahın koltuğunun yanındaki koltukta sadrazam ve diğer üst rütbeliler ve korumalar yer alıyormuş

Padişahın koltuğu hemen karşımda . sağdakii masa zamanın çalışma masası şu anki bilgisayarın yaptığı işleri yapıyormuş.masa,sehpa sedef işlemelir.değeri bana göre ata mirası olduğu için paha biçilemez.

koltukların alt kısımlarında görünüyormu bilemiyorum ama tekerlekler mevcut bu ayrıntı çok önemli bu yapı 1700'ğn başında yapıldığını düşündüğümüzde ve hala ol tekerlekler çalıştığını düşündüğünüzde bu gerçekten inanılmaz şu an ki dünyada bir tekerler kaç sene dayanıyor birde bu koltuklardakine bakın derim.metal tekerlekler var hem padişahın koltuğunda hemde oturulan diğer sandalyelerde

Padişahın dışında diğer devletin ileri gelenlerinin dinlendiği yerler ortadaki semaver görünümlü şeyi mangal diye tarif edebiliriz.


çay soğumasın diye , yada nargile közü içinde soğumasın diye yapılmış aynı zamanda ortamıda ısıtıyor.



camlar renkli ve özel yapım içerinin aydınlık olmasını da sağlıyor.çok fonksiyonlu olmuş bu arada aydınlarma işleri daha önceden yani elektik gelmeden önce gazyağı ile yapılıyormuş ve gündüz gelinen bir yer olduğu için akşama kalmadan terk edildiği için aydınlatma olarak camlar büyük tutularak aydınlatılmış.Kasırlar genelde günü birlik akşam gece kalınmadan ayrılılan yerler olduğu için fazla aşınma yıpranma olmamış.Başka bir ayrıntı yerler hasır ve yaklaşık 300 yıldır yerde olan hasırlar gördüm.İnanılmaz ve tarih sizin yanınızda duruyor.Mutlaka gezin derim .neden hasır derseniz nemi alması için bugün dolmabahçe sarayında bile hasır kullanılmıştır.ek bilgi

Gelecek haftasonu başka bir yerde buluşmak üzere ...



2 yorum:

  1. tebrik ederim yakup, çok güzel bir çalışma olmuş verdiğin güzel bilgilerden ötürü de teşekkür ederim.Bu arada haftaya neredesiniz :))

    YanıtlaSil
  2. Haftaya meral bu yazıyı yazacak çünkü kendisi sizin o taraflara gelecek

    YanıtlaSil

Lütfen yorumunuzu yazınız.Unutmayın yorumlarınız düşünceleriniz aynasıdır.