Herkese selamlar ,
Uzunca bir ara verdikten sonra yazacak onca konu biriktirdikten sonra tekrar sizlerleyim.
Blog sayfam arşivim niteliğinde olduğunu düşünüyorum.
Zaman zaman yazılar yazdığım için yakında anı defterimden sayfalar diye ismini değiştirirsem şaşırmayın.Bu zaman dilimi içerisinde Ticaret yaşantımda herkes gibi ilk defa bir premature darbe görmüş olmanın anlamsızlığını da yaşıyorum.Ülkeler tarihinde böylesine darbe yapılıp da başarılı olamayan bir askeri otorite okyanus ötesinden kumanda edildiği söylenen fetö mü fötö mü kito mu bilemem ama zamanında beraber vakit geçirilmiş bir hükümet yetkilileri sanki hiç beraber olmamışlar gibi lanet yağdırmaya görüntüde dillerde gönüllerde bir milletiz yedirmeyiz dedikçe bu anlamsız düzenlenmiş darbenin neden bu kadar dillendirildiği ekonomik değerlerdeki dalgalanmanın boyutundan anlaşıldığını bugünlerde görmekteyiz.Darbe oldu dolarda kıpırdanma yok olamaz denildi.Hükümetlerin ekonomik parametrelerde duygusal bir baskısı olduğunu düşünenlerin aksine akışı sağlayan finans ve ticari tüm bağlantılar ve piyasa ekonomisi zayıfladığı sürece insanlar iş yapmadığı yatırımlar devam etmedeği sürece yabancı paraların yükselişi devam edeceğe benziyor.Forex denilen sineğin yağından yağ çıkarma dalgalı piyasaların vazgeçilmez çiyanları olmaya forexten bihaber bir çok yatırımcıyı kaldıraçla 1 e 1000 kazanın dedikçe borsadan dahada riskli ortamlara likitler çekilmeye çalışılıyor.Diyeceksiniz ki forex kaldıraçla piyasa dalgalanmalarından faydalanma fırsata çevirme sanatı bundan size ne diyebilirsiniz.Bu karar istikrarsız piyasalarda seyrin dalga boyunun short konumdan dinamiğe geçtiği durumda ülkemizin değerinin para piyasalarının borsanın değer kaybettiği varlıklar arası transferlerin olduğunu göreceksiniz.Bu ülke olarak bizi ileri değil geriye doğru itmeye başladığının sonucudur.Bir ülkede 2.76 seviyelerinden 3.10 seviyelerine gelen bir yabancı para birimi görürseniz forexde işlem hacminin arttığını görürsünüz yatırımcılar altından eurodan borsadan akış sağlayıp o yabancı para birimine doğru akış sergiler.Yani marjinal bir yatırım aracı olarak görülen usd bize borsaya altına diğer yabancı paralardan çıkıp zarar edilip usd ye geçmeyi sağlar.Usd bu hareketlenme diğer bir çok enstrumanı alt üst etmeye yeterli gelir.Yatayda risklerini dağıtmaya çalışan yatırımcı tasarruf sahipleri bu akışı hızlandırır.Nedeni en başta ülkemizin sınıfıyla ilgilidir.Gelişmekte olan ülkeler sınıfında gelişmiş ülkelerin oyun alanı olmakta çıkmadığı sürece yatırımın ve borsa varlıklarının yabancı yatırımcıya ait olduğu sürece para likidite kimdeyse aslında ülkenin varlıkları da onun oluyor.Hisse senetleri şirketlerden başlayıp bono devlet tahviline kadar kadar herşey usd ile oynanıp değerleri transferden sebepli düşüşle alınıp usd sayesinde şirketler ucuzlar.Bakın nelere kadir bir yatırımcı profilimiz var.Ne yapalım ? Neler yapmayalım ki ihracat ihracat ihracat ülkemizde dahilde işleyelim son ürünü yapalım,sıfırdan hammadde ile başlayıp ürün yapalım,hizmet satalım ama satalım satalım ,turizmle satalım,eğitimle satalım.İhracat geleceğimizin teminatıdır.Çünkü değer katmamız için bu çok önemli.Ülkelerin ilk yaptığı planlamalarından ülkelerine girecek sıcak parayı planlamakla başlarlar.ve diğer eylem planlarıyla devam eder.Bu kadar ekonomik ve finansal yapıdan bahsettik den sonra darbeye paralellik gösteren yatırımların bir anda düşüşe geçmesi aslında yatırımcının ne kadar önemli bir varlık olduğunun bir kez daha farkına varılmasını sağladı.Yatırım olmassa yerli yada yabancı yatırımcı ayırt etmeden hepsini kastediyorum ülkenin ekonomik dinamikleri işlemez hale gelir.Yoldan geçerken esnafa sorarsın işler nasıl diye iş yokki der.Çünkü yukarıdan musluk kapanmaya başladıkça en alttaki bunu biraz zaman aşımıyla geç fark ederek nihayi sonu yaşamaya adım adım yaklaşır.Yatırım istikrar güven ve güç ile olur.Kararı almak ve devamında ülkenin istikrar sağlayıcı adımlar atması ve yatırımcıya teşvikle ve yanında olduğunu gösterirse güven verirse güç ortaya çıkar.Ülkemizin kalkınması değer kazanması hızlanır.Bir ülke düşünün siyaset ekonomik ve devletin ana değişmezleri üzerinde sürekli duruluyor.Ülkenin temel taşları yerinden oynatılıyor,değişim sağlanıyor deniliyor.Değişimin size olumlu yada olumsuz cevap vermesi zaman alacağı ve riskli bir durum oluşacağından bu sizi en başa geri götürüyor.Bakın yuvarlak bir daire gibi olduğu yere geri dönüyor herşey.Böyle bir ülkede kimse kılını kıpırdatmaz.Çünkü gerek yok.Paradan para kazanmak dururken yatırım yapıp yatayda genişleme sağlayarak en alttaki tedarikçiye kadar ulaşacak herkes bu yatırımdan faydalanacak.Genellikle gıda ve tekstil sektöründe bu yatırımlar tüketici endeksleri baz alınırak sağlanıyor.Nedir bu endeksler tüketici eğer çalışıp para kazanırsa bunu harcayabiliyor borcunu ödüyor,tasarruf yapmaya çalışıyor,yiyor içiyor yaşıyor.Eğer hazır tüketim grubunda siz getiri sağlayamassanız sizde buna bağlı getiriniz düşüyor.Herşey herkese bağlı.Eğer tüketicinin satın aldığı ürün ve hizmet gruplarında hızlı artışlar görülmeye başlandığında kapıdan dışarı sadece işe gidip gelen temel tüketimlerini yapan tüketiciler görmeye başlarsınız.Korumacı bir yaklaşımla küçülmeye başlar.Bu sizin hedef kitlenizinde küçüldüğünün kanıtıdır.Tüketiciler kazanamassa tüketemezler.Temel ihtiyaçlardan genel ihtiyaçlara sonra özel ihtiyaçlara sonrasında marjinal tercihlere kadar uzanabilir.Bu genişleme sağlar.Bir çok sektörde işlemeye başlar.Burdan kendi şirketimde yaptığım kararlar ve stratejilere geçerek bir tedarik zincirinde yer alan bir şirket olarak gerçekleşen durumu anlatayım.Darbe olduğu zaman diliminden başlayarak bu güne kadar hızla düşüş gösteren bir trend yakalandı.Bu durumu engellemek için satış kanallarını genişletme ve alternatif satış stratejileri geliştirmeye çalıştım.Yabancı firmalardan gelen talepler bir andan aşağı eksenli düşüşler başladı.Paniğe kapılmak bu olsa gerek.Yabancı firmalardan bu tepkinin gelmesi gayet doğal göründü.Etki tepki ve hassas olan ticaret hemen etkilendi.Dönüş yurtiçi piyasalara oldu.Yurtiçi de ne olacak ? sorusuna cevap ararken tv lerde darbe hakkında geniş ve ayrıntılı bilgilerle kafasını doldururken kimse ticaretin nasıl yavaşladığını görmedi çünkü hayatı değişmekte olduğunu düşündü.Ama düşüşün derinliğini göremedi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Lütfen yorumunuzu yazınız.Unutmayın yorumlarınız düşünceleriniz aynasıdır.